Yıllardır talip olduğumuz
olimpiyat oyunları artık Türkiye de yapılmalıdır. Çünkü
artık olimpiyat bizim hakkımız. Türkiye son yıllarda çok
büyük organizasyonlara ev sahipliği yapıyor F1’den
voleybola, tekvandodan, güreşe, Akdeniz
Oyunları,Üniversite Oyunları… Aklınıza gelecek bir sürü
spor dalında başarılı organizasyonlara ev sahipliği
yapıyoruz. 2009 Avrupa Voleybol Şampiyonası, 2011 Dünya
Basketbol Şampiyonası da ülkemizde yapılacak. Bu anlamda
bir dünya devi olduğumuzu ispat ettik.
Ülkemizin güvenli bir yer olmadığı hakkında çıkan
yabancı basındaki haberlerin de ciddiye alınacak bir
yanı olmadığını da artık tüm dünyaya göstermiş olduk.
Son yıllarda Tekvando Federasyonu’nun uluslararası
alanda kanıtlanmış güveni de bunun ispatı. 2005’te
İzmir’de yapılan Üniversite Oyunları, 2008 Ocak ayında
olimpiyat elemeleri İstanbul, 2008 Mayıs Dünya
Şampiyonası İzmir… Böyle büyük organizasyonları almak ve
ev sahipliği yapmak elbette kolay iş değil. Fakat bu
mücadele ve başarıların kamuoyunda duyurulması
halkımızın gözleri önüne serilmesi gerekiyor
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi kurumların
kamuoyunda gündemi dolduran yaptıkları işleri elbette
küçümsemiyorum. Fakat, tekvando camiası olarak bizim
başarılarımız bu büyük kulüplerimizin başarılarının
karşılaştırılamayacak kadar büyük. Elbette işin
magazinsel ve kitlesel boyutu da var. A Milli Futbol
Takımımıza bakıyorum; bir de Tekvando Milli Takımımıza…
İcraatlarını yan yana bile koymak herhalde tekvandoya
yapılmış bir hakaret olur. İşin bir de farklı ve daha
zor bir tarafından bakalım; futbol basketbol gibi takım
sporlarında karşılaşma esnasında yapılan bireysel bir
hatayı diğer takım arkadaşının telafi etme şansı var.
Fakat tekvando, güreş, boks gibi bireysel branşlarda
hatayı yapan bedelini kendisi öder. Kısacası, hedefe
gidilen yolda yalnızdır.
Sporda amaç nedir? Eğer sadece kendi aralarında yarışmak
ise elbette futbol zevkli bir branş. Yok eğer
uluslararası alanda ülkemizi temsil etmek ve bunu
dünyaya ispat etmek ise -ki bence de nihayetinde
ulaşılması hedeflen amaç bu olmalı- o zaman bütün
branşlar aynı amaca hizmet ediyor demektir. Amaç bu ise
birazcık eşitlik ilkesine uyulması ve bu başarılarında
takdir edilmesini düşünmeye hakkımız vardır diye
düşünüyorum. Futboldan sonra Türkiye’de en fazla
lisanslı sporcuya sahip olan tekvando camiası ve böyle
başarılı bir branşın ülkemize vermiş olduğu hizmetin
gözlerden kaçmaması dileğiyle.