Her müsabakada sadece bir sporcu kazanır ve diğerleri kaybeder.Bu hayatın
zıtlıklarla dolu olan bir yönüdür.Siyah ve beyaz gibi ,yaz ve kış gibi.Hayatın bu
iyi ve kötü yönleriyle muhakkak karşılaşırız.Hepimizin başından muhakkak surette
başarı ve zaferler kadar ,hezimetler ve hayal kırıklıklarıda
geçecektir. Önemli olan bizim bunlara karşı olan hazırlığımızdır.Taekwondo
müsabakalarıda böyledir."Kaybetmeye ne kadar hazırsınız"
bu kavram çok önem taşır. Dolayısıyla kaybetmek, farklı sporcular üzerinde farklı
etkiler bırakır. Sporcuların deneyim ve tecrübelerine ve taekwondo birikimlerine göre
"kaybetme" karşısındaki tutum ve tavırları farklı farklıdır.Kimileri
için bir değer ifade etmez o ana kadar kazandığı biriki müsabaka ile tatmin olur ve
kendilerini başarılı zannederek kaybetmeye kılıf ararlarken, kimileri için bir ders
özelliği taşır, ilerideki müsabaka hırslarını kamçılayan ve mücadele
azmini arttıran bir rol oynar.
Yinede "kaybetme" gerçek şampiyonları, gereksiz yere ringe çıkıp meydan
okuyanlardan ayıran en önemli olaydır.Taekwondocunun kalite ve yetenekleri müsabakada
belli olur.Yıl boyu çalışmanın gerçek testi maç süresince müsabakada
yapılır.Yıl boyu çalışma metodlarınız ve antrenman planlarınız iyi ise kazanır
kötü ise kaybedersiniz."Kaybetme" sporcunun yıl boyu çalışma
metodlarındaki ve stratejilerindeki zayıflıkları ve hataları gösteren bir ayna
gibidir.
Ne zaman bir müsabakada kayıp etsem,o günkü performansımın bir analizini yaparım,
eksikliklerimi ve zaaflarımı tespit ederim. Çalışmalarımı bu
yanlışlıkları düzeltecek şekilde yönlendirerek bir sonraki müsabakalara
hazırlanmaya başlarım."Kaybetme" bir sporcunun metodlarını değiştirmesine
ve eksikliklerini düzeltmesine neden olur.Yaptığı her doğruda kişiyi ileride
rakipleri karşısında üstünlüğe doğru taşır.
Bazen bir sporcunun kendi
yanlışlıklarını kabul etmesi konusunda dürüst davranması çok zordur.Yeni
sporcular bu yanlışa sık düşerler. Kaybettikleri zaman hata ve kusuru çalışma
metod ve taktiklerinde değil,kilo kaybına,hakeme,rakibin faullu döğüşüne.
antrenörüne ve bunun gibi sudan sebeplere bağlıyarak kendini başarılı görmeye ve
göstermeye devam eder.En büyük hatada burada başlar. Bu tür bir davranış şekli bir
sonraki müsabakalarda da aynı sonuçla karşılaşmasına sebep olur. Bu nedenle
müsabaka sonunda çalıştırıcının veya teknik heyetin "kaybedilişin"
değerlendirmeleri yapması ve sporcuya iletmesi şarttır.

Müsabakalarımda her zaman bir
çalıştırıcı özel olarak müsabakalardaki zayıf noktalarımı ve yaptığım
hataları not eder.Görevi sadece hatalarımı tespite yöneliktir.Müsabakayı açık
farkla kazansam bile ,sonunda çalıştırıcımım tespit ettiği notlar istikametinde
hatalarımdan dönmeye çalışırım.Bu üst seviye sporcuların bir özelliğidir.
Kendini mükemmel görme ve hataları kabul etmeme psikolojisi ,acemi sporcuların içine
düştüğü en önemli paradokstur.Bu tür bir değerlerdirme yani ,açık fakla
kazanılan bir müsabakadan bile dersler çıkarmak ve onca olumlu tarafı göz ardı
etmek başta sizlere çok sert ve acımasız gelebilir.Ancak sizi özel olarak hata
konusunda gözleyen birisinin tespitleri direkt,samimi ve gerçek tespitlerdir.O maçı
kazanmanız bir şey ifade etmez.Zira hatalarınızı sizin çalıştırıcınız kadar
rakiplerin antrenörleride seyretmekte ve not almaktadır .Bu nedenle bir sonraki
müsabakalarda bu zaafiyetleriniz size aynı rakip tarafından çok acı bir ders olarak
geri gelebilir.Bu nedenle altın madalya alsanız bile eleştirileri can kulağıyla
dinleyip zafer sarhoşluğunu terkederek yetenek ve zaafiyetlerinizin bir arada bulunduğu
gerçeklere kısa sürede dönmeniz gerekir.
Kaybetmek her şeyi çözüm aşamasına getirir.Gereksiz ve zararlı
olanları doğru olanlardan ayırmayı sağlar.Bunu yardımcı antrenörü sağlar.Yeni
bir sporcu başıına bir musibet gelmeden ,yaptığı hataları kolay kabul
etmez.Yanlışları yapa yapa onları dıoğru zanneder.Ancak ciddi bir yenilgi aldığı
zaman, nedenini sormaya başlar.Bu nedenle bir yenilgi sonunda doğrular içindeki
yanlışlarını irdelemeye ve onları yapmamaya başlar doğru ve gerçek teknikleri ön
plana çıkmaya başlar.
Çoğu turnuvalarda farklı şekillerde
yenilgiler aldığımı hatırlarım.Bunların bazıları çok net mağlubiyetler olduğu
gibi bazılarıda çok kritik kaybetmelerdi.Bununla birlikte
benim fikrim ,her kaybedişin aynı olmasıdır.Hemen etrafımdaki kalabalıktan ayrılır
bir yere çekilirim ve üzerimdeki kaybetmenin acısını atmaya çalışırım.Misal,
köşeme oturur ve çok kritik kaybetmelerden sonra ağlarım. Evet..ağlarım.Kazanmak
için niçin daha fazla gayret göstermediğim ,daha fazla kendimi zorlamadığım aklıma
gelir. Kazanamadığımdan dolayı tüm yıl boyu hazırlıklarımın boşa
gitmesini hatırlarım.Eğer antrenmalarımda biraz daha gayretli ve istekli olsa idim
bugün burada kaybetmemin imkansız olacağını düşünürüm.Bundan sonra rahat yüzü
görmeden antrenman yapmam ve bu duruma düşmemem gerektiğini kafama yerleştiririm.

Bir gerçek ki kaybettikten sonra bütün bir yıl beni
yenen kimseyi aklıma yerleştiririm. Her gün antrenmanlarda aklımdaki odur ve onunla
uğraşır dururum.Ne zaman yorulsam beni yenen rakibin yüzü aklıma gelir ve bana itici
bir güç olur.1986 yılında Dünya kupasında Mısırlı rakibime çok kritik
şekilde maç verdim.Nasıl ağladığımı hala unutamam. Bir yıl boyunca sırf o
Mısırlı ile uğraştım durdum.Antrenmanlarda sürekli aklımdan çıkarmadım.1987
Dünya kupasında yine onunla karşılaştım.Mükemmel bir maçtan sonra yendim ve
finaldede Koreliyi yenerek altın madalyayı kazandım. Beni 1992 Olimpiyatlarındaki
altın madalyaya ,daha önce kaybettiğim ve büyük dersler çıkardığım rakiplerim
taşımıştır.
Kaybetmek alışkanlık haline gelmemeli,
Eğer olimpik bir sporcu aolacaksanız ilk kaybedişten sonra hemen rahatı terketmeli ve
daha sıkı çalışmauya başlamalısınız.Dünyanın dört bir tarafından çok elit
sporcularla ilişkilerim oldu hepsini yakundan tanırım.Hemen hepsi kaybetmeden nefret
ederler. Ama her kaybedişin, ruhsal çöküntüsünü hemen üzerlerinden atarak
kendileri için itici bi motivasyon faktörü olmasına yönlendirirler.
Sizde unutmayın her zaman kazanacak
haliniz yok.Her müsabakada sadece bir kişi kazanır diğerleri hep kaybeder.Sizde
kaybedebilirsiniz.Eğer "kaybetmekten" gerekli dersleri alır ve
antrenmanlarınıza yansıtırsanız ileriki maçlarda iyiki o zaman kaybetmişim
dersiniz.Sizin içinizdeki hayal ve arzularınızın gerçekleşmesine yardımcı
olacaktır.Ancak gerekli uyarıları almaz iseniz "kaybetmek" sizi yok eder ve
spor hayatınızı bitirir
Beni elit bir sporcu haline getiren tek
gerçek "kaybetmelerden" çıkardığım ve antrenmanlarıma aktardığım
derslerdir. |